Site Rengi

Siberdeluxe Webportal

Kendi Dönemlerinde Sansasyon Yaratmış 8 Sanat Eseri

11 min read

Sanat dünyası yüzyıllardır büyük tartışmalar gördü. Sanatın ve estetiğin tanımından tutun da kimin gerçek bir sanatçı olduğuna kadar birçok konu uzun yıllar boyunca sanat camiasında tartışıldı, tartışılmaya devam ediyor. Ancak son yüzyılda sanat hiç kimsenin tahmin edemeyeceği şekilde gelişti ve bugünkü halini aldı. Beklenmeyen materyaller, sıra dışı konseptler ve yaklaşımlar insanların sanata bakış açısını değiştirirken, gelişen teknoloji de sanatta büyük bir özgürlük ortamı sağladı.

Sanatın ne olduğunun ve sanatçının rolünün tartışıldığı 1900’lü yılların ortalarından günümüze uzanan bu listede, oluşturulduğu dönem farklı sebeplerden büyük tepki çekmiş kimi eserler yer alıyor. Bazılarına anlam yüklemek zor, bazıları alabildiğine garip ve bazıları da “Yok artık!” dedirtiyor. İşte, kendi döneminde büyük sansasyon yaratmış “acayip” sanat eserleri!

1-Marcel Duchamp-Çeşme (1917)

Dada akımını son noktaya taşıyan sanatçılardan olan Duchamp’ın hemen hemen tüm eserleri bu listeye girebilir. Ancak Çeşme (Fountain), sanatçının açık ara en çok bilinen işi. Ters çevirdiği ve üstüne imzasını attığı bu pisuvarda sanatçı aslında neyin sanat olduğunu sorguluyor. “Sanatçının imzasını attığı her şey sanat mıdır?” sorusunun ardında aynı zamanda bir işin sanat eseri sayılabilmesi için sağlaması gereken estetik şartları da seyirciye düşündürtüyor. Daha doğrusu bu estetik şartları –şayet varlarsa- yerle bir ediyor.

2-Damien Hirst- The Physical Impossibility of Death in the Mind of Someone Living (1991)

Genç İngiliz Sanatçılar topluluğunun önde gelen isimlerinden olan Damien Hirst, 1991 tarihli “Yaşayan Birinin Aklında Ölümün Fiziksel İmkansızlığı” isimli eserinde bir köpekbalığını istediği bir pozisyona getirerek formaldehit dolu bir tankın içinde sergilemiştir. Eseri ilk sergilenmeye başladığı andan itibaren büyük ilgi çekse de özellikle hayvan severlerden büyük tepki görmüştür. Buna rağmen, tanka ilk koyulan köpek balığı zamanla çürümeye başlayınca tıpkı ilk seferde yapıldığı gibi bir balıkçı ile anlaşılmış, yeni bir köpek balığı avlanmış ve eskisi ile değiştirilmiştir.

Kimi eleştirmenler Hirst’in suyun içinde yüzerken donmuş gibi duran, kendi doğal ortamından koparılmış ve ölü olan ancak oldukça canlı görünen bu çalışmasını beğeni ile karşılarken, kimileri de eserin çarpıcılığının, öznesinin bir köpek balığı olmasından kaynaklandığını savunmuşlardır. Buna göre bu denli etkileyici bir hayvanı kullanma fikri (masum bir canlının sanat adı altında katledildiği gerçeği bir yana bırakılırsa) sanatçının yaratıcılığını gösterse de sergileme yöntemi oldukça basit kaldığından (köpek balığının içine konduğu tankın tasarımı da Hirst’e aittir) bu aslında başarılı bir iş değildir.

Aslına bakılırsa Hirst de, eserde kullanılan köpek balığının çarpıcılığını göz ardı etmez. 1991’de, kendisine köpek balığını avlayacak olan balıkçıya “seni yiyebilecek kadar büyük” bir av istediğini söylemiştir.

Yarattığı tüm tartışmalara ve iki köpek balığının ölümüne sebep olmasına rağmen, Hirst hala daha popüler bir sanatçı. Hatta bu eserinin bir başka versiyonu da Las Vegas’ta bir otelin barında kalıcı olarak sergilenmek üzere üretildi. Bu kez eserin kendisi kadar sergilenme yeri de eleştirmenleri ikiye böldü. Kimileri bu kararın sanatın bir yere ait olmayışı ile ilişkilendirilebileceğini söylerken kimileri de adı zaten reklamcıya çıkmış olan Hirst’in eserleri öncülüğünde, modern sanatın paraya yenik düşmesi olarak yorumladı.

Gerek eserlerinin binlerce kopyasını asistanlarına yaptırıp fahiş fiyatlara satması gerek de zaman zaman gündeme gelen asistanlarına ödediği düşük ücretler ile çok eleştirilse de, Hirst bugün halinden memnun ve üretmeye devam ediyor.

3-Tracey Emin-My Bed (1998)

Her zaman için provokatif eserleri ile öne çıkan ve cüretkar bir anlatıma sahip olan İngiliz Tracey Emin, 1998 tarihli “My Bed” enstalasyonu ile Turner Ödülü’ne aday gösterildi. Eserlerindeki ilhamı kendi hayatından alan Emin, bu eserinde de gerçekten kendi yatağını sergilemiştir. Bir oyuncak ayı, dağılmış çarşaflar ve yerdeki sigara izmaritleri ile aslında seyircilere oldukça savunmasız olduğu bir anı açarak kendini cesurca ortaya koymuştur.

İlk sergilendiğinde büyük ses getirse de My Bed eseri, aslında sanatçının sansasyon yaratan ilk işi değildir. 1995 yılında imza attığı “Everyone I Have Ever Slept With” çalışması, içinde sanatçının o güne dek beraber uyuduğu herkesin isminin yazdığı bir çadırdan oluşur. Tıpkı My Bed gibi büyük sansasyon yaratan bu çalışma, aslında Emin’İn tarzını dünyaya duyurduğu ilk işlerden biridir.

4-Piero Manzoni-Artist’s Shit (1961)

Kavramsal bir sanatçı olan Manzoni’nin en çok bilinen işlerinden biri elbette ki Artist’s Shit isimli eseridir. İddiaya göre sanatçı, kendi dışkısını konserveletmiştir. Tıpkı bir konserve üründe olduğu gibi içeriğe dair önemli bilgilerin yazılı olduğu konserveleri, zamanın altın fiyatını baz alarak satışa çıkarmıştır.

Ancak bu eser Manzoni’nin son dönemlerinden birine aittir. Bundan başka birçok “acayip” işe imza atmış olan Manzoni, sanatı kendi bağlamından koparıp yalnızca fikri ifade etmesini sağlamaya çalışır. Manzoni için önemli olan fikirdir ve bu bağlamda sanatı giderek saflaştırıp arındırarak kendi fikrinin elle tutulur bir örneği yapmaya çabalar.

Ayrıca tıpkı Duchamp gibi sanatın ne olduğu üzerine de bolca kafa yormuştur. Hayranlarından birkaçının vücudunu imzalayıp onları birer sanat eseri ilan etmesi bununla bağlantılıdır. Ayrıca Danimarka’ya, üzerinde ters bir şekilde “Dünyanın merkezi” yazan bir heykel kaidesi yapmıştır. Eser yalnızca bu kaideden oluşur, böylece izleyici bunun üstüne çıkıp kendisini canlı bir heykele, sanat eserine dönüştürebilir. Var olan sanat eseri ile yalnızca bakmanın ötesinde çok daha farklı bir etkileşim kurmuş olur. Bu durum aynı zamanda eserin öznesinin de sürekli değişmesini sağlar.

Manzoni’nin doku ve malzeme ile de farklı denemeleri olmuş, bu denemelere son noktayı ise yalnızca bir tavşan tüyünü çerçeveletip sergileyerek koymuştur.

5- Jana Sterbak-Vanitas: Flesh Dress for an Albino Anorectic (1987)

Herkesin aklına Lady Gaga’nın etten elbisesini getiren bu eser, ondan çok daha önceye dayanmaktadır. 23 kilo etten yapılmış olan bu elbise adını, belli objelerin ölümü hatırlatması amacı ile çizilmesine dayanan “Vanitas” geleneğinden almıştır. Aslında bu sayede mesajını oldukça net verse de, 1987’de Kanada Ulusal Galeri’sinde ilk sergilendiğinde, zamanın sanatçılarının büyük tepkisini çekmiştir. Sanatçılar böyle bir işin sanat sayılmasına oldukça kızmış ve tepki olarak müzeye farklı yiyecekler göndermişlerdir.

6- Yves Klein-Blue Monochrome (1959)

Monokrom eserleri ile tanınan Yves Klein, International Klein Blue olarak bilinen ve kendi icat ettiğini öne sürdüğü rengin patentine de sahiptir. Resimdeki birçok denemesinden sonra monokrom çalışmalara yönelen Klein, monokrom kanvasları özgürlüğe açılan pencereler olarak tanımlamıştır. Maviyi de sonsuzluk ve gökyüzü simgesi olarak benimseyip eserlerine yansıtmıştır.

Dokular ve soyut formlar ile farklı çalışmalar ortaya koyan Klein’ın, kadın bedenini canlı fırça olarak kullanıp oluşturduğu bir eseri de vardır.

Resmin dışında sanat performanslarına da imza atan Klein, 50’li yılların sonunda benim eserim diyerek gökyüzüne 1001 balon uçurmasıyla da adından fazlaca söz ettirmiştir.

7- Robert Rauschenberg-White Paintings (1951)

Rauschenberg’in tamamen beyaza boyanmış tuvallerden oluşan bu serisi, minimalizm için bir dönüm noktası olarak kabul edilir. İnsan eli değmemiş, hiç dokunulmamış gibi duran tuvallere aslında beyaza boyanarak müdahale edilmiştir ve bu da bir ikilik oluşturur.

Sanat eserinin yokluğunu bir sanat eserine dönüştüren Rauschenberg, bu sayede sanat tarihine adını yazdırmakla kalmamış, aynı zamanda sanat tarihinin en radikal işlerinden birine de imza atmıştır.

8-Maurizio Cattelan-America (2016)/ Comedian (2019)

İtalyan sanat eleştirmeni Cattelan’ın yaptığı her iş olay oluyor dense yanlış sayılmaz. Sanatçının 2016 yılında yaptığı ve geçtiğimiz aylarda sergilendiği yerden çalınan 18 karat altından yapılma Amerika isimli klozeti en çok bilinen işlerine örnek verilebilir. Sivri dilli bir sanat eleştirmeni olan Cattelan’ın eserleri yoruma açık. Ancak her birinde mutlaka var olan bir şey var ki o da oldukça güçlü bir hiciv. Sanatla ilgili düşüncelerini vermek, alay etmek veya politik mesajlarını yaymak için eserlerini kullanan Cattelan, bugüne dek olay yaratan birçok esere imza attı.

Cattelan’ın şu sıralar en çok konuşulan işi ise, duvara bantladığı bir muzdan oluşan eseri “Comedian”. 120.000 dolar gibi yüksek bir fiyata satılması ile kimi çevrelerden büyük tepki gören eser, aslında yine bir eleştiri. Sanatçı, eserin yanında muzun nasıl yapıştırılacağını anlatan bir kullanım kılavuzu da vererek alıcısıyla, izleyiciyle ya da belki de herkesle alay ediyor.

Like
Like Love Haha Wow Sad Angry
REKLAM ALANI
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ
Translate »