Site Rengi

Siberdeluxe Webportal

Siberdeluxe Özel Röportaj – Oyuncu menajeri Levent Akçay

9 min read

Siz sanat severlerle olan bu buluşmamızda dizi ve sinema oyunculuğu ile ilgili bir röportaj düzenlemek istedik. Konuğumuz, oyuncu menajeri Levent Akçay’a bazı sorularımız oldu ve cevapları kendisinden dinledik.

-Öncelikle sizi tanımak isteriz, neden menajerlik ve bu işe nasıl başladınız?

* Bu meslek aslında hiç aklımda yoktu. Uzun yıllar oyunculuk üzerine eğitimler almış ve kendimi bu yönde geliştirmiştim. Fakat oyunculuk yapmak istediğim yıllar da işler hiç istediğim gibi gitmiyordu ve birkaç proje dışında zaman önüme hep engel olarak çıkıyordu, açıkçası oyunculuktan da kopmak istemiyordum. Sadece bu nedenle zaman buldukça Kocaeli’nde bir alternatif tiyatroda yer almaya başladım.

Bu süreç içerisinde oluşturduğum çevre bana sektör içinde farklı konumlarda da bu mesleği sürdürebileceğimi gösterdi. Zaten bu yaşam tarzıma ve düşünce yapıma da uyan bir şeydi bu. Doğru ve güzel olanı bulup, zaman zaman kendimden de bir şeyler katarak onu ileri noktaya taşımak. Tabi bu süreçte devamlı farklı insanlarla iletişim kurmak en güzel yanı olsa gerek.

Bu kararı verdikten sonra yine birkaç yıllık eğitim süreci başlamıştı benim için. Sonrasında bir yapım şirketinin cast departmanında çalışmaya başlayarak bugüne geldim.

-Şuan Cuci Talent Management ünvanı ile bir şirkete sahipsiniz, biraz çalışma sisteminizden bahsedebilir misiniz?  

* Elbette. Aslında her ne kadar yasal açılımı böyle olsa da şirket demeyelim, çok gösterişli oluyor 🙂 Cuci Talent oyuncu menajerlik faaliyetleri veren bir şahıs şirketidir. Mesleki olarak görevimiz oyuncu ile yapım arasındaki iletişimi sağlamak ve oyuncumuzu temsilen haklarını belirlemektir.

-Oyuncularınızı hangi kriterlere göre belirliyorsunuz? Oyuncunun bir menajere gelmeden önce bilmesi gereken kriterler nedir?

* Öncelikle şunu belirtmek isterim, tabii ki kendini kanıtlamış bir oyuncu çalışmalarının takibi ve yeni proje arayışları için bir menajerle anlaşmak amaçlı görüşme talep edebilmektedir ancak bu    tüm oyuncular için her zaman olumlu sonuçlar doğuracak bir durum değildir.

Oyunculuk sektörünün bir parçası olarak elbette herkesle görüşmeye açığız fakat bu durum çoğunlukla yanlış algılanıyor.

Oyuncularımızı belirlerken birçok araştırmaya tabi tutuyoruz. Almış olduğu eğitimlerden deneyimlerine, yaşam tarzından düşünce yapısına kadar birçok kriteri göz önünde bulunduruyoruz. En önemlisi ise hangi seviyede olursa olsun gelişime açık olması.

-Gelişime açık olması dediniz, o halde no name isimleri de kabul ediyorsunuz.

* Tabii ki fakat gelişim derken esasında sadece no name isimler için kullanmadım bu kelimeyi. Oyunculuk emek isteyen bir sanat dalıdır ve öğrenebileceklerinizin sınırı yoktur. Bu nedenle bir oyuncunun en büyük düşmanı ben artık oldum demesidir.

Biraz ‘no name’ dediğimiz oyunculardan bahsedecek olursak işimin en keyifli yanı onlarla çalışmak diyebilirim.

Türkiye’de onları keşfetmek konusunda çok geri kaldığımızı düşünüyorum. Gerek konservatuar mezunu olsun, gerek özel eğitim süreçlerinden geçerek oyunculuk anlamında kendilerini çok iyi yetiştiren isimler var. Açıkçası ekibimde onlar için daha geniş bir kontenjan bulunduruyorum.

-Menajerlik birçok kişinin gözünde keyifli ve bol kazançlı bir meslek olarak biliniyor. Gerçekten böyle mi?

* 🙂 Evet keyifli birçok yanı var. Devamlı insanlarla iletişim halindesiniz ve devamlı yeni birileriyle tanışıyorsunuz. Açıkça söylemem gerekirse bazen bir arkadaşımın ismini dakikalarca düşündüğüm oluyor.

Ama tabi ki durum pek te öyle değil. İşimiz insanlarla ve insanoğlu zaman zaman çok değişken olabiliyor. Tabi buna bir de ticari beklenti ve kaygıları eklerseniz her zaman ılımlı ve kararlı olmak durumundasınız. Ayrıca demin de söylediğim gibi yeni isimlere çok fazla önem veriyorum ve “no name” isimlerle çalışmak çok daha fazla meşakkatli bir süreç gerektiriyor. Tabi oyuncu bilinçliyse ve kendini sürekli yenilemeye açık ise bunun da üstesinden geliyoruz. Aslında keyifli veya keyifsiz olması için her şey şartları doğru değerlendirmekten geçiyor.

-Siz sektörün içinden biri olarak dizi ve sinema sektörünün ülkemizde geldiği durumu nasıl buluyorsunuz? Özellikle ekranlardaki isimlerin aynı yüzler olması zaman zaman izleyicilerden eleştiri alıyor, bu konudaki düşünceniz nedir?

* Ülkemizde dizi ve sinema sektörü teknik anlamda bence gayet iyi bir durumda. Yıllar öncesine bakarsak kapasitemiz çok daha ilerde ve teknolojiyi iyi kullanıyoruz. Açıkçası o büyük beğeniyle izlediğimiz Hollywood filmlerinden de geride değiliz. Belki burada tek bizi zorlayan şey imkanların maliyet kısmı olacaktır ki imkanlarımızı bazen kısarak istediğimiz sonuçlardan vazgeçmek durumunda kalıyoruz. Bir projenin iyi olduğunu görmek için sadece görsel efekt ve aksiyon sahnelerine bakmamak lazım. Senaryo anlamında da yol kat ettik, artık filmlerin başına izleyince sonunu tahmin etmek kolay olmuyor. Mesela dizilerimiz yurt dışında da beğeniyle izleniyor.

Mesela aşağıdan genç bir kitle geliyor, hepsi yeni jenerasyon ve geleceğin adından söz ettiren yönetmenleri olacaklar. Çok başarılı kısa filmler ve festival filmleri çekiyorlar taktir etmemek elde değil. Ayrıca bağımsız sinemaya olan ilgi de arttı. Bu yüzden bu konuda pozitif bir düşünce içerisindeyim.

-Ekrandaki isimlerle ilgili bir şey demediniz.

* O konuda fikrimi şöyle aktarabilirim. Evet bu konuda biraz kısır kalmış olabiliriz fakat bunun kararını yine izleyici veriyor. Maalesef her ne kadar oyunculuğun bir sanat dalı olduğundan bahsetsek te sonuçta ortada bir ticaret var. Dolayısı ile büyük yatırımlar sonucu hazırlanan bir projeyi kimse riske etmek istemez ve emanet ettiği ismin hem kaliteli hem de sevilen bir isim olmasını ister günümüz şartlarında gayet doğal bir durum.

Bu yüzden oyuncu arkadaşlarımızın kendilerini gösterebilmeleri için inançla ve azimle çalışmaları gerekiyor. Geçmişlerine bakarsak bugün izlediğimiz isimlerin, geçmişlerinde aynı mücadeleyi verip yılmadan çalışan isimler olduğunu görüyoruz.

-Oyuncu ve oyuncu adayları için mutlaka diyerek önereceğiniz şeyler nedir?

* Oyuncu arkadaşlarım bu soruların cevaplarını zaten biliyor olacaklar ama oyunculuk sanatını kendilerine meslek olarak düşünenler için elbette önerilerim olabilir. Öncelikle her meslek dalında olduğu gibi insan sevdiği mesleği yapmalı ki başarılı olabilsin. Gerçekten oyunculukta bu çok daha önemli. Ayrıca bilinmeli ki bu sektörde gelişimin sonu yok, bu nedenle oyunculuğa ilk adımı atacakları günden kariyerlerinin sonuna kadar öğrenmeye açık olmalıdırlar. Tek bir kurumdan veya isimden alınabilecek eğitimin yeterli olmayacağını bilmelidirler ki bu durumla sık sık karşı karşıya geliyoruz.

Oyuncu olmak isteyen adayların izleyecekleri yol bu konuda çok önemli, başarı ancak doğru kişilerle ve doğru hamlelerle gelir. Sadece şan, şöhret ve şatafatlı bir hayat için bu meslek dalına yönelenler elbet bir yerde pes etmek durumunda kalacaklardır.

-Son bir sorumuz daha olsun, doğru kişi ve doğru hamle dediniz. Bu konuyu da biraz açarmısınız?

* Tabii ki… Doğru dememden maksadım elbette herkesin kendine göre bir doğru bildiği vardır fakat tüm doğrular her zaman her yerde olumlu sonuç vermiyor. Önemli olan sistemin kabul ettiği doğruyu benimsemektir. Bir aday önce hedeflerini belirlemeli ve o doğrultuda ilerleyebileceği seçenekleri değerlendirmelidir. Bu konuda da mutlaka bir uzmanla yol almalarını öneririm.

Ayrıca şunu da herkesin bilmesini isterim, iyi bir oyuncu olabilmek için ne gerekli diye bugün kime sorsanız alacağınız birkaç cevap vardır ve bunların büyük bir çoğunluğu şans diyecektir.

Belki haklı da olabilirler fakat bana göre şans diye bir şey yok. Eğer doğru bir yol izliyor ve doğru kişilerle çalışıyorsanız sadece ve sadece fırsatları değerlendirebilmek vardır.

Like
Like Love Haha Wow Sad Angry
31
REKLAM ALANI
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ
Translate »